Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Maliyeti aynı iki projeye ödenecek rakam arasında uçurum

Haydar Akar

Avrasya Tüneli ile Osman Gazi Köprüsü arasındaki maliyet nedeyse birbirinin aynı. Ancak projelerden birinde müteahhitler Hükümete yakın olunca ödenecek rakam arasında uçurum var.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, müşteri garantili yatırımlarla ilgili hazinenin nasıl zarara uğratıldığını, çarpıcı rakamlarla anlattı ve Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün maliyet-gelir rakamlarını açıkladı. Akar’a göre ihaleler vatandaş yerine beşli çetelerin lehine servete dönüşüyor.

İKİSİ 4 DÖRT BİRİ 35 DOLAR

TBMM’nde Ulaştırma Bakanlığı bütçesi üzerine konuşan Akar, Osman Gazi Köprüsü’nün yapım maliyetinin 1 milyar 300 milyon dolar olduğunu, Avrasya Tüneli’nin ise 1 milyar 245 milyon dolar dolara malolduğunu söyleyerek çarpıcı bir karşılaştırma yaptı: “Maliyet rakamları çok yakın, 50 milyon dolar fark var aralarında. Osman Gazi’nin işletim süresi yirmi iki yıl, Avrasya Tüneli’nin işletme süresi yirmi dört yıl. O da yakın birbirlerine. Araç garantilerine bakın, 40 bine 60 bin. Biri 35 dolar artı KDV, diğeri 4 dolar artı KDV. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne bakın, 3,5 milyar dolarlık bir yatırım maliyeti var, geçiş ücreti 4 dolar artı KDV.” ifadelerini kullandı.

2017’DE 2 MİLYAR 283 MİLYON LİRA ÖDENDİ

Akar Hazine’den bu sürede ödenen rakamları da açıkladı: Osman Gazi Köprüsü’nden, 22 yıl sonra, 40 bin vatandaş sabit geçti, Avrasya Tüneli’nden de 60 bin kişi geçti, işletme süresi sonunda Osman Gazi Köprüsü’nü işletenlerin cebine 11 milyar 200 milyon dolar giriyor, Avrasya Tüneli’ni işletenlerin cebine sadece 2 milyar dolar giriyor. Avrasya Tüneli’nden günlük 360 bin araç geçecek ki bu rakamı yakalayabilsin ve 2017 yılında üç proje için ödediğimiz para 2 milyar 283 milyon TL. Bu, kara yolları, tünel, köprü örneklerini çoğaltabiliriz.”

İÇ HATLARDA YÜZDE 3 DIŞ HATLARDA YÜZDE 5 YOLCU

Türkiye’deki 56 havalimanının 37’sin önceki dönemlerde 12’sinin ise AKP döneminde yapıldığını belirten Akar, “Zafer Havalimanı için 29 yıl 10 ay bir ay işletme süresi vermişsiniz. Kütahya’yı, Afyon’u ve Uşak’ı düşünmüşsünüz. Oradaki nüfus artışlarına baktım, toplam altı senedeki nüfus artışı binde 20 yani 1 milyon 619 binle havaalanı açılmış, bugün 1 milyon 652 bin. Garanti edilen yolcu sayısındaki artış yüzde 33. 850 binden 1 milyar 138 bine çıkarmışsınız. Herkesi uçuracağınızı düşünmüşsünüz ama uçan yolcuya baktığımızda, dış hatlarda yüzde 3, iç hatlarda yüzde 5 gerçekleşme sağlanmış.” dedi.

ZAFER HAVAALANINDA 26 MİLYON AVRO ZARAR

Akar sözlerine şöyle devam etti: “Bakın, Milas Bodrum’da 8 milyon euro ödemişsiniz. Esenboğa’da devam ediyor, 29,5 milyon euro ödemişsiniz. TAV’da, İzmir’de 10,6 milyon avro ödemişsiniz, Zafer Havalimanı’nda 26 milyon avro ödemişsiniz. Bu paralar milletimizin cebinden çıkıyor.”

SİNYALİZASYONA 26 KAT DAHA DÜŞÜK BEDEL

Demiryollarında yapılan ihale usulsüzlüklerine de değinen Akar, ”Maliyet birimi yaklaşık 3,23 olan güzergâh kazı işlerine 29,70 lira veriyor. Güzergâh dolgu işlerine 0,19’ken 4,30 veriyor ama sinyalizasyona gelince 26 katından daha az veriyor. Yani yaklaşık bedel 42 milyonken 1 milyon 640 bin lira veriyor. Elektrifikasyona 73 milyonken 1 milyon veriyor ve ihaleyi cebine koyuyor. Sonra gerçekleşme oranına bakıyoruz. Gerçekleşme oranına baktığımızda, yüzde 32’lik bir gerçekleşme oluyor, karşılıklı ihaleler feshediliyor. Yeniden ihaleye çıkılacak ama yüzde 32 nereyi gerçekleştirmiş? 84 milyona yapması gereken kazı işini yaklaşık 517 milyona yapıyor ve ihaleyi feshediyor müteahhit. Nerede var bu? Hani açtınız ya övünerek, İstanbul-Ankara hattında var. Nerede var? Bakü-Tiflis hattında var. Nerede var? Sayıştay raporuna göre Başkentray’ın olduğu bölge, Ankara-Sincan arası ve Sincan-Kayaş arası sinyalizasyonun gerçekleşme oranı sıfır.” dedi.

Ekonomi

Hükumete güvensizlik borç vadelerini kısalttı

Ekonomiye olan güvensizlik giderek artıyor. Bu da kredi vadelerine yansıyor. 2015 yılında iç borç stokunda vade 4,6 yıl iken, geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Vade düşerken borç miktarının üç kat artması tedirginlik oluşturuyor.

BOLD – Merkezi yönetimin borçlarının vadesi kısalıyor ancak borçlar artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim ayı verilerine göre merkezi yönetimin borcu 1 trilyon 934 milyar liraya yükseldi. Merkezi yönetimin borçluluk verilerinde vadeye kalan sürelerin azalması ise dikkat çekti. Borç artarken vadenin kısalması dikkat çekti.

GÜVENSİZLİK BORÇ VADESİNİ KISALTIYOR

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre Kovid-19 salgını, ekonomik kriz derken Hazine’nin döviz cinsinden borçları tavan yaptı. Türk Lirası’nın değer kaybı döviz cinsinden borçların maliyetini artırırken ekonomi yönetimine olan güvensizlik de borcun vadesini kısaltıyor. İç borç stokunda 2015 yılında vadeye 4,6 yıl varken aradan geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Dış borçta ise 2015 yılında vadeye kalan süre 9,5 yıl iken bu yıl 8,3 yıla düştü.

5 YILDA BORÇ 3’E KATLANDI

5 yılda merkezi yönetimin borç stoku yaklaşık 3 katına çıktı. 2015 yılında 678 milyar TL olan toplam borç 5 yılda katlanarak 1 trilyon 934 milyara ulaştı. Eylülde 1 trilyon 862 milyar TL olan borç sadece 1 ayda 71,8 milyar lira arttı. Yıl sonunda toplam borç tutarının 2 trilyon lirayı aşması bekleniyor.

Eşimi öldürdüler, sorumlular hakkında hukuki süreç başlatıyoruz

Okumaya devam et

Ekonomi

Kadın işçiler isyanda: Hatice Dursun gibi ölmek istemiyoruz!

Metal İşçisi Hatice Dursun, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Kadın işçiler, Hatice Dursun gibi hasta olduklarında doktora gitmek için izin günlerini beklemek zorunda olduklarını vurguladı.

BOLD – Metal İşçisi Hatice Dursun, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu dönem işsizlikten daha çok koktuklarını dile getiren kadın işçiler, bu nedenle hasta olsalar bile hastaneye gitmek için izin günlerini beklediklerini kaydetti.

Evrensel’den Ebru Yiğit’in haberine göre Gebze’de bir firmada çalışan Hatice Dursun’un, “ücretinden iki günlük kesinti olacak” diye doktora gitmediği, koronavirüsten hayatını kaybetti. Kendilerinin de Hatice gibi olduklarını belirten kadın işçiler, “İşsiz kalmamak bütün işçilerin en büyük korkusu, hayat pahalılığı içerisinde bir gün bile işsiz kalırsa açlığa mahkum olacak milyonlar var” dedi.

Uzun yıllar metal işçiliği yapan iki çocuk annesi Sevgi ise, “Ben iki çocuk annesiyim, yaşamım boyunca çalışarak geçindim. Hem evimin hem de ekmeğimin savaşını verirken iki çocuk büyüttüm. İşveren çalışırken sırtını sıvazlar ağrıların olur da çalışamaz duruma gelince kapının önüne koyar. Aç kalırsın açıkta kalır kira ödeyemezsin diye hiç düşünmez. Devlete sesleniyorum emek ve ekmek için savaşan biz kadınlar Hatice gibi ölmek istemiyoruz. Hastalıklı değil, sağlıklı bireyler olarak çalışıp emekli olmak istiyoruz” dedi.

İŞ VEYA CAN İKİLEMİNDE BIRAKILDIK

“İş mi can mı” ikileminde bırakıldıklarını söyleyen işsiz olan Funda ise, “Hatice’yi okuyunca bir kez daha utandım, yaşanan her şeyde hepimizin hatası var. Kuruşu hesaplama dönemindeyiz. Ailemizi düşünüp sağlığımızı hiçe saydığımız günleri yaşıyoruz. Her seferinde yeter böyle de olmaz dediğimizde daha kötüsü ile karşılaşıyoruz. Bugün Hatice diye okuduğumuzu yarın bir başka kadının adıyla okumamak için, bunca sömürüye sessiz kalmayalım” dedi.

ÖLECEĞİMİZİ BİLSEK DE YİNE ÇALIŞIRIZ

Ford Otosan’da çalışan bir kadın ise “Yarın öleceğimizi bilsek bile yine çalışırız. İşsizlik hepimizi çok korkutuyor. Şu an çalıştığım fabrikadan kovulmak istemiyorum. Bu yüzden virüsü kapmış olursam ya da temaslı bile olsam ne olacak diye korkuyorum. İşe iki maske takıp öyle geliyorum. İki gün işsiz kalsak neler olacağını biliyoruz. Yukarıdakiler abarttığımızı düşünüyor olabilir, bir gelip kendileri bu hayatı yaşasalar da görsek bir nasıl oluyor” dedi.

Alman Ordusu Türk gemisine neden çıkarma yaptı?

Okumaya devam et

Ekonomi

“Esnafa 3.500’e kadar gelir kaybı ödeneği verilsin” önerisi

CHP, pandemi nedeniyle zor durumdaki esnaflara 2 bin 500 lira ile 3 bin 500 lira arasında değişen tutarlarda ‘gelir kaybı ödeneği’ verilmesini ve çalışanlarının da şartsız ve kesintisiz kısa çalışma ödeneğine yönlendirilmesini önerdi.

BOLD – Salgının yayılımını önleyebilmek için esnafa kepenk indirirken, 383 bin esnaf ile yanlarında çalışan 2 milyonu aşkın işçiye yönelik destek verilmemesi tepkiye yol açtı. Yasaklar nedeniyle bir anda işsiz kalan esnaf ile milyonlarca garson, komi, usta, kalfa ve çırak yüzüstü bırakıldıkları şikayetinde bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, esnafa ‘gelir kaybı ödeneği’, çalışanlarına da kısa çalışma ödeneği verilmesini önerdi.

AYLIK EN AZ 2 BİN 500 TL DESTEK SAĞLANMALI

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre CHP’li Ağbaba, hükumete önerdikleri destek paketi ile ilgili yaptığı açıklamada, “Günlük cirosu yüzde 30 azalan esnafa aylık 2 bin 500 TL, yüzde 30 ile yüzde 50 arası azalan esnafa aylık 3 bin TL, yüzde 50 ve üzeri azalan esnafa aylık 3 bin 500 TL gelir koruma güvencesi kapsamında destek sağlanmalıdır. Bu esnafın yanında istihdam edilen çalışanları da günlük 39 lira 24 kuruşla ücretsiz izine çıkarmak yerine, kısa çalışma ödeneği hak ediş şartları tümden kaldırılmalı, tüm çalışanlar kısa çalışma ödeneği kapsamına alınmalıdır” dedi.

ESNAFIN FATURALARI HAZİNE TARAFINDAN ÖDENMELİ

Ağbaba, faaliyetleri durdurulan ya da azaltılan esnafın kaderine terk edilemeyeceğini belirtirken, esnafın prim borçları, vergi, harç ve stopaj ödemeleri ile su, elektrik, telefon, doğalgaz ve kira ödemelerinin hazine tarafından karşılanması, icra işlemlerinin durdurulmalı ve sicil affı çıkarılması, kredi borçlarının faizsiz olarak pandemi sonrasına ertelenmesi gerektiğini söyledi.

Alman ordusu Türk gemisine neden çıkarma yaptı

Okumaya devam et

Popular