Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Gergerlioğlu Adalet Bakanı’nın yüzüne ihlalleri tek tek saydı

Ömer Faruk Gergerlioğlu

Gergerlioğlu, hamile kadınlar, Akın İpek için Londra’ya verilen belge ve cezaevlerinde yaşananları tek tek anlattı Adalet Bakanı ile arasında Meclis’e damga vuran diyaloglar geçti.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis  kürsüsünden özellikle cezaevlerindeki hak ihlalleri başta olmak üzere elinde kanıtları bulunan hukuk dışı uygulamaları tek tek anlattı. Gergerlioğlu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül arasında zaman zaman gerilim çıktı.

BEBEK TUTUKLULAR

Gergerlioğlu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül arasındaki ilk tartışma cezaevlerindeki hamile tutuklularla ilgili çıktı. Adalet Bakanlığı’na ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’na hamile ve bebekli tutuklularla ilgili başvuruda bulunduklarını ancak cevap alamadıklarını söyleyen Gergerlioğlu’na  Adalet Bakanı Gül “Hamile olanlar tutuklanır, tutuklanmaz diye hüküm nerede var?” şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine Gergerlioğlu, “5275-Madde 16/4, oraya lütfen bakınız, hukukçusunuz” cevabını verdi.

İPEK BELGESİ F… YARGILAMALARIN İÇİNİN BOŞ OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Gergerlioğlu, Londra’da görülen Akın İpek davasına Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen, Türkiye’de yapılan yargılamaların aslında ne kadar boş ve mesnetsiz olduğuna yönelik bakanlığın itiraflarını içeren belgeyi de gündeme getirdi. “Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Akın İpek davasında Westminster Mahkemesine bir belge göndermiş. Çok ciddi bir belge bu. Bakanlık dışında bir yerden çıkmaz. Antetiniz var, mührünüz var ve UYAP kodunuz var. Başka bir yerden çıkmaz bu” dedi.

BİRÇOK KİŞİ BERAAT EDECEK DİYE BELGEYİ REDDETTİNİZ

Gergerlioğlu bakanlığın belgeyi Türkiye’de adil yargılanma olduğunu ispatlamak için gönderdiğini dile getirdi. “Westminster hâkimi de bunu kabul etti ve siz, kabulden sonra Türkiye’de birçok kişinin tahliye ve beraat olacağını düşündüğünüz için bu belgeyi reddettiniz, dediniz ki: ‘Londra Adalet Müşaviri bunu WhatsApp’tan Westminster hâkimine göndermiş.’ Ya, bu nasıl bir ciddiyetsizliktir, gerçekten anlamak mümkün değil. Böyle bir belge, bu kadar ciddi, sadece Adalet Bakanlığından çıkabilecek bir belge WhatsApp’tan hâkime gönderilebilir mi? Sayın Bakan Londra adalet müşavirini görevden aldınız. Size bunu yazılı soru önergesi olarak da sordum, lütfen cevaplayın” ifadelerini kullandı.

743 BEBEK YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE CEZAEVİNDE

Gergerlioğlu, Cumhuriyet savcılıklarında 2006 yılında 3 bin olan şüpheli sayısının AKP Hükümeti döneminde 2018 yılında 12 milyona ulaştığını dile getirdi. Gergerlioğlu şunları söyledi: “743 bebek yasaya aykırı bir şekilde hapishanelerde. 72 hamile ve emziren hanım yasaya aykırı bir şekilde cezaevlerinde. Yüzlerce kişi tek kişilik hücrelerde kalıyor. ‘Süngerli oda’ denilen bir yer var, burada ne yapıldığı belli değil. Darp iddiaları var cezaevi görevlileri tarafından. Sağlık konusunda çok büyük ihmaller var.”

DÜŞÜNCESİNİ AÇIKLAYAN CEZAEVİNE ATILIYOR

Cezaevlerinin 50 bin kişi fazlası bulunduğunu belirten Gergerlioğlu, bunun nedeninin ise Türkiye’de adalet olmamasına, düşünce özgürlüğünden faydalanmak isteyen herkesin cezaevine atılmasına bağladı. “İnsanlar yerde yatıyor. Tuvaletin önünde yatan onlarca kişiyle konuştum. Kimi cezaevlerinde ranzaların 3’üncü katı çıkıyor, bundan haberiniz var mı? Artırılmış kapasitesi bin kişi olan Kandıra Cezaevinde bin 500 kişi var. Geç sevkler yapılıyor. İnsanlar defalarca sevk istiyor ve sevkler geciktiriliyor.” dedi.

BÖBREK KANSERİ HASTANEYE SEVKEDİLMEDİ

Malatya Cezaevi’nde bulunan Medeni Arifoğlu’nun, karaciğer nakilli ve günde 19 tane ilaç kullandığını belirten Gergerlioğlu, “Bu hasta hastaneye geç sevk edildi, apandisiti patladığı ancak yoğun bakımlık olduğu sırada anlaşıldı. Bir, bir buçuk ayda zor bela kurtuldu. Şu anda böbrek kanseri bu insan ve Malatya Cezaevinden mahkûm koğuşu yok diye Turgut Özal Tıp Merkezine sevk edilemedi. Bir an evvel ameliyat olması gerekiyor ancak bu sefer de kalkıldı Malatya’dan Adana’ya gönderildi. O kadar skandal ki, o kadar bir sorumsuzluk ki gönderdiği hastanede de mahkum koğuşu olmadığını bilmiyor, Balcalı Hastanesinde de yok.” ifadelerini kulladı.

45 DİLEKÇE VERDİ SEVKE ULAŞAMADI VEFAT ETTİ

Gergerlioğlu, hastanelerde mahkum koğuşu olmamasına da dikkat çekti ve şunları söyledi: “Ankara’da 1 tane var ve birçok tıp fakültesinde yok değerli arkadaşlar. Adalet Bakanlığı kadrosuna bağlı ancak 8 doktor var, 471 doktorun 463’ü dışarıdan taşıma suyla geliyor. Bakın, çok vaka var. Deniz Hakan Şen, 45 defa dilekçe verdi ve sevke ulaşamadı, 45’inci sevkte hastaneye gittiği zaman mide kanseri olduğunu öğrendi. Nesrin Gençosman çok basit, tedavi edilebilir bir hastalıktan maalesef vefat etti, geç sevkten dolayı.”

ZİYARETE GİDEN AİLEDEN 4 KİŞİ KAZADA VEFAT ETTİ

Gergerlioğlu cezaevlerinde, haberleşme gasbı, evlerden getirilen elbiselerin cezaevine sokulmaması, mahkumların 3 kat pahalı kantinlerden alış veriş yapmak zorunda bırakılmasına dikkat çekti. “Nakiller çok büyük bir problem. Uzak başka bir ildeki cezaevine insanlar gitmek zorunda kalıyor ve bundan dolayı çok büyük mağduriyetler yaşanıyor. Yine, bu yıl Türkiye Cumhuriyeti tarihinin nakiller sırasında trafik kazalarının en çok olduğu yıl oldu ve en çok insanın öldüğü bir yıl oldu maalesef. Daha üç dört gün önce 5 kişilik bir aile trafik kazası geçirdi ve 4’ü vefat etti. Sivas Cezaevinde bu yazın yirmi üç buçuk saat sular verilmedi. Şu anda da birçok cezaevini takip ediyorum, soğuktan, kaloriferlerin yanmadığından şikâyetçi olan Bünyan, Patnos ve verebileceğim birçok isim var. Karı-koca çok tutuklu var, yüzlerce çocuk şu anda ortalıkta. Bu insani bir durum, buna bir çözüm bulunması lazım.” dedi.

ADALETSİZ BAKANLIĞIN ADALETSİZ BAKANI

Gergerlioğlu, Adalet Bakanını adında “adalet” olan ama içinde adalet olmayan bir partinin üyesi, adaletsizlik yapan bir bakanlığın bakanı olarak tanımladı. Düşünce özgürlüğünden mağdur aydınlar ve eski HDP vekillerine yönelik altı aydır defalarca dilekçe vererek bir ziyaret talebinde bulunduklarını belirtti. Anayasal haklarının gasbedilerek dilekçelere olumlu veya olumsuz bir cevap bile verilmediğini söyledi. Gergerlioğlu, Bakanlığa verilen 294 soru önergesinden ise sadece birinin cevaplandığını hatırlattı.

BAKAN CEVAP VEREMEDİ

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise Gergerlioğlu’nun sıraladığı insan hakları ihlallerine sadece “propaganda” diyerek cevap verdi ve şöyle konuştu: “Bu söylenenlerin hiçbirinin geçerliliği yok. F…. ‘nün propagandasını yapan Twitter, sosyal medya hesaplarına bakın, çok daha fazlasını göreceksiniz, burada bu propaganda yapılıyor. Bunu şiddetle reddediyorum.”

Politika

MHP’den Perinçek’e: Çay içmemiz bile mümkün değil

“MHP’nin başına geçmek şereftir” diyen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ismini açıklamak istemeyen bir MHP’li yetkili eleştirdi. MHP’li yetkili, Perinçek’le ilgili “Çay içmemiz bile mümkün değildir” dedi.

BOLD – Cumhur İttifakı’nın gizli ortağı olarak görülen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “MHP’nin başına geçmek şereftir” sözlerine MHP’li yetkililer “Çay içmemiz bile mümkün değildir” diye yanıt verdi.

“MHP’NİN BAŞINA GEÇMEK ŞEREFTİR”

Perinçek, Haber Global ekranlarında konuk olduğu bir canlı yayında CHP’li hukukçu Gamze Pamuk Ateşli ile tartışmış, Pamuk, Perinçek’e, “Olur da Bahçeli siyaseti bırakırsa MHP’nin başına da geçersiniz, çok uygun bir pozisyonunuz var” diyerek yüklenmişti. Bunun üzerine Perinçek, “MHP’nin başına geçmek şereftir. MHP bugün vatansever bir parti. MHP vatansever bir konumda. Türkiye’nin bütünlüğü için çalışıyor, teröre karşı mücadele veriyor, Amerika’ya karşı duruyor, onun için MHP’nin başında olmak bir suç değil” diye yanıt vermişti.

“BERABER HAREKET ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Konuyla ilgili Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulunan MHP kaynakları, “MHP’nin Doğu Perinçek’e bakışı bellidir. MHP’nin Perinçek ile aynı yerde anılması hoş bir şey değil, şiddetle karşıyız biz bu duruma. Herhangi bir ilişkimiz, beraber hareket etmemiz, çay içmemiz bile mümkün değildir. 12 Eylül’den evvel ülkücü yöneticilerin hepsini Aydınlık Gazetesi’nde hedef göstermiştir. Gazetelere tam boy ilan verip adını, okulunu, adresini yayınlamıştır. MHP’ye üye olması bile mümkün değildir, bu şekilde kabul edilemez” diye yanıt verdi.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Politika

Kanal İstanbul: Boğazın güvenliği ya da rant projesi!

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul konusunda ısrarlı olduklarını belirterek, projeye karşı çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi eleştirdi. Hükumet kanalın yapımı için boğazın güvenliğini gerekçe gösterirken, muhalefet ise Kanal İstanbul’un rant projesi olduğu konusunda ısrarlı…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik eleştirilere bir kez daha sert bir dille yanıt vererek, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar” dedi.

ERDOĞAN: ÇILGIN DİYE TANIMLADIĞIM BİR PROJE

Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada Kanal İstanbul eleştirilere sert bir şekilde yanıt veren Erdoğan, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar. Biz ülkemizde hizmet etmek istiyoruz. Boğazın ne tür tehdit altında olduğunu benim İstanbul’da yaşayan halkım gayet iyi biliyor. Bu benim çılgın proje diye tanımladığım bir projedir. Dünya bu projeyi hayranlıkla izleyecek. Diğer projelerimizi izlediği gibi” dedi.

SUNULAN GEREKÇE BOĞAZIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK

AKP’nin 2011 seçimlerinde vaat ettiği projeler arasında yer alan Kanal İstanbul’un yapım gerekçesi ise İstanbul Boğazı’nın tarihsel dokusunun korunması ve güvenliğinin sağlanması, İstanbul Boğazı’nın trafik yükünün hafifletilmesi, İstanbul Boğazı’nın trafik güvenliğinin sağlanması, seyir emniyetinin sağlanması, yeni bir uluslararası su yolu ve yatay mimariye dayalı modern bir yerleşim alanı oluşturulması olarak sunuldu.

HER GEÇEN YIL GEMİ SAYISI AZALIYOR

AKP iktidarı, Kanal İstanbul için boğaz trafik yükünü gerekçe olarak sunsa da resmi istatistikler boğazdan geçen gemi sayısının azaldığını ortaya koyuyor. 2007’de İstanbul Boğazı’nı 56 bin 606 adet gemi geçerken bu sayı 2011 yılında 479 bine, 2019 yılında ise 41 bine geriledi.

DAMAT VE BABASININ ARSALARI GÜZERGAH YAPILDI

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, Kanal İstanbul güzergâhında yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde 2003 yılında yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Berat Albayrak da 2011 yılında babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı. Albayrak’ın tarla vasfındaki arazi imar planı değişikliğiyle konut + ticaret alanına dönüştü. Bu arazilerin 2018 yılında belirlenen güzergahta yer alması dikkat çekti.

KATAR EMİRİ’NİN ANNESİNİN DE ARAZİLERİ ÇIKTI

Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza’nın İstanbul’da 2018 yılında kurduğu şirket üzerinden Kanal İstanbul çevresinde Baklalı’daki 44 dönüm tarla aldığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehirlik Bakanlığı’nın hazırladığı yeni planlarda Katar Emiri’nin annesinin şirketinin satın aldığı arazi yapılaşmaya açıldı. Bu arazilere otel ve AVM yapımına izin verildi.

ARAPLAR DA BÖLGEDEN TARLA ALDI

Kanal İstanbul güzergahında Kuveyt uyruklu Shurak Al Ajdad Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 125 bin metrekare, Suudi Arabistan’da kendi adını taşıyan şirketler topluluğunun patronu olan Sulaiman Al Muhaidib’in 100 bin metrekare, Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu Noora Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 80 bin metrekare arazisi bulunuyor.

KURUMLAR OLUMSUZ RAPOR VERDİ

Kanal İstanbul’un yapımına TÜBİTAK, DSİ ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olumsuz rapor verdi. DSİ’nin ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun raporlarının gizlendiği ortaya çıkarken, TÜBİTAK ise rapor ortaya çıkınca görüşünü geri çekti.

DEPREMİN ŞİDDETİNİ ARTIRACAK

Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi, odalar ve üniversiteler olmak üzere hazırlanan birçok raporda çılgın projenin ormanlar, akarsulara, meralara ve tarım alanlarına ve hayvanlara zarar vereceği ortaya konuyor. İstanbul’da beklenen depremin gerçekleşmesi halinde Kanal’ın Marmara’daki ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecek. Kanal İstanbul’un deprem riskini daha da artıracak. Kanal İstanbul güzergahında 63’ü etkin 267 heyelan alanı tespit edildi. Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon metrekare tarım alanı yok ediliyor. Proje 264 kuş türünün yok olmasına neden olacak.

Türkiye’de 1 Mart’ta 5 şehirde lokanta ve kafeler açılıyor

Okumaya devam et

Politika

Bülent Arınç İyi Siyasetçi Vakfı!

AKP’nin kurucularından Bülent Arınç, siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetinde olduğunu açıkladı. “Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak, bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa eden eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TV 5 kanalında Necmettin Erbakan’ın vefatının yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Bir vakıf kurma niyetinde olduğunu da belirten Arınç, siyasetin eski ahlaki ölçüleri özlediğini söyledi. Arınç, vakıf projesine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetindeyim. Sadece siyasetin teorisi, nasıl yapılması gerektiği, bize ait ölçülerle, dünyevi ölçüler de olacak bunun içerisinde, bir siyasetçi nasıl yetişir, bunun örneklerini göstermemiz lazım. Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var.”

Arinç, ‘Millî Görüş’ hareketinin lideri Necmettin Erbakan’a dair düşüncelerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“Mükemmel bir insandı. AK Parti’de doğrusu özellikle kuruluş yıllarımızda onun öğretileri ve prensiplerini, kendi özel hayatımızda da siyasetimizde de temel unsurlar olarak kabul ettik. Bugün için bunları lütfen bana sormayın; ama o yolda epeyce mesafe kat ettiğimizi de söyleyebilirim.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0