Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Eski TCDD yetkilisi: Kazayı ölen makinistlere yıkacaklar

Eski bir TCDD çalışanı Ankara-Konya yüksek hızlı tren kazasının sebebini medyabold’a değerlendirdi. Olayın ölen makinistlerin üzerine yıkılabileceğini ancak kanıtların kayıt altında olduğunu dile getirdi.

Ankara Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren, aynı hatta seyreden klavuz trenle çarpıştı. İlk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti onlarca yaralı var. Kazanın, tren setinin 250 kilometre hız yaptığı şehir dışında meydana gelmemesi büyük bir faciayı önledi. Kaza Ankara’nın içinde trenin çok daha düşük hızda seyrettiği Marşandiz’de meydana geldi.

SUÇ ÖLEN MAKİNİSTLERE Mİ YIKILACAK?

Demiryolu uzmanları ilk etapta kazanın trafik kontrolünün hatası olarak görüldüğünü dile getiriyorlar. Aynı tren hattına karşıdan gelen trene de yol yol verildiği (sinyal açma) ya da trenlerden birisinin kırmızıda geçip diğer trenin yoluna çıkmış olabileceği ifade ediliyor.

İsminin verilmesini istemeyen eski bir demiryolu yetkilisi; kazanın nedeninin Trafik Kontrol Merkezi’nde kayıtlı verilerden çok hızla bulunabileceğini dile getirdi.

Yakın dönemdeki tren kazalarının araştırılması önüne Hükümet tarafından çeşitli engeller getirildi. Yayın yasağı bunun ilk adımı. Meclis’te verilen araştırma önergeleri de AKP’lilerin oylarıyla sürekli reddedildi.

İsmini vermek istemeyen eski TCDD yetkilisi; “Olayın geçmişte olduğu gibi ölen makinistlerin üstüne yıkılarak, makinist hatası denilerek kapatılabileceğinden endişe ettiğini” ifade etti. Kaynağın dile dikkat çektiği bir başka konu ise, tren setinin sigortalı olup olmadığı, sigortalıysa hangi şirkete sigortalandığı ve yolcuların sigortalı olup olmadığı konusu.

SİNYALİZASYON SİSTEMİ HAZIR OLMADAN SEFER BAŞLATILDI

Sendika.Org’a konuşan Birleşik Taşımacılar Sendikası Genel Başkanı Hasan Bektaş, son kazanın ardından Türkiye’de toplam hatların yüzde 30’unda sinyalizasyon sistemi olmadığını söyledi. Kazanın meydana geldiği hattın BaşkentRay çalışmaları nedeniyle kapatıldığını, Temmuz 2018’de açılması gerekirken Nisan 2018’de açıldığını dile getiren Bektaş çarpıcı bir iddiayı dile getirdi:

“Hat propaganda uğruna sinyalizasyon sistemi olmadan açıldı. Kazaya neden olan sebeplerden en büyüğü  bu hattın sinyalizasyon sisteminin olmaması. Bu sistem olsaydı ve çalışsaydı bu kaza olmazdı”

TCDD VE DEUTCHE BAHN KARŞILAŞTIRMASI

Almanya’da 350 kilometrenin üzerinde günlük 300 sefer yapılıyor. Türkiye’de 250 kilometre hızda 50 sefer. Peki neden kazalar Türkiye’de oluyor?

Ankara-Konya arasında günde 20 Yüksek Hızlı Tren seferi var. Türkiye genelinde ise sayı 50.
Türkiye’deki hızlı trenlerin hız kapasidesi 250 kilometre. Bu Avrupa standartlarında “hızlı tren” tanımına tam uymasa da oldukça yüksek bir hız. Avrupa’da “hızlı tren” sınıfına giren trenler ortalama 350 kilometre hız yapıyor.

ALMANYA’DA GÜNDE YÜZLERCE SEFER

Almanya Demiryollları (Deutche Bahn) günde 300 hızlı tren seferi düzenliyor. Ayrıca Almanya hatlarını Fransa Demiryolları gibi komşu ülkelerin hızlı trenleri de kullanıyor. Farklı ülkelerin trenleri de eklendiğinde Almanya’da günde yüzlerce hızlı tren seferi yapılıyor.

Ayrıca Almana’da günde 24 bin 220 tren seferi düzenleniyor. Bunların hepsi 100 kilometrenin üzerinde hızlar.

Ancak Almanya’da neredeyse tren kazası yaşanmıyor. Bunu sağlayan sinyalizasyon sisteminde başarı. Özellikle Alman Siemens sinyalizasyon sisteminde dünyanın en iyisi olarak gösteriliyor. Almanya sinyalizasyon sistemlerinin iyi çalışması konusunda oldukça katı kurallara sahip.

Gündem

Tutuklu gazeteci Mehmet Baransu’ya büyük destek

Jailed Journos platformunun, gazetecilik faaliyetleri yüzünden yaklaşık 20 yıl hapis cezası alan, 6 yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu gazeteci Mehmet Baransu için sosyal medya üzerinden başlattığı kampanya büyük ilgi gördü.

BOLD – Gazeteci Mehmet Baransu’nun yargılandığı Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Temmuz 2020 tarihli karar duruşmasında Baransu’nun ‘gizliliği ihlal’ iddiasıyla 2 yıl hapsine, ‘yasaklanan bilgileri açıklama’ iddiasında ise 4 yıl hapsine hükmetti.

Mahkeme heyeti, Baransu’ya ayrıca ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ iddiası kapsamında da 13 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Baransu’nun 3 suçtan toplam 19 yıl 6 ay hapsine hükmedildi.

Tutuklu gazetecilerin sesi Jailed Journos platformu, yaptığı 3 haber yüzünden 19,5 yıl hapis cezası alan, 6 yıldır tutuklu gazeteci Mehmet Baransu’nun tahliyesi için sosyal medya üzerinden kampanya başlattı.

“MehmetBaransuya Özgürlük #FreeMehmetBaransu” etiketiyle yapılan paylaşımlar 140 bini buldu. Mehmet Baransu’nun tahliyesi için acil çağrı yapıldı.

KAMPANYAYA YURTDIŞINDAN DESTEK YAĞDI

Baransu’ya özgürlük için başlatılan kampanyaya Kanada PEN de destek verdi. Atılan destek mesajında “Mehmet Baransu 2015’ten beri cezaevinde. Hapsedilmesi konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’de gazeteci olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle. #FreeMehmetBaransu” ifadeleri kullanıldı.

Ünlü İtalyan çizer Gianluca Costantini de gazeteci Mehmet Baransu için özel bir çizim yaptı. Costantini çizimi paylaştığı mesajda “MehmetBaransuya Özgürlük #FreeMehmetBaransu” etiketini kullandı.

Mehmet Baransu’nun gerçek twitter hesabı (@mehmetbaransu) ilk defa cezaevinden fotoğraflar paylaştı. Ailesiyle birlikte fotoğraf çektiren Baransu’nun kilo verdiği ve sağlığının yerinde olduğu görülüyor.

HAKKINDA 3 DAVA DAHA VAR

3 Mart 2015’ten beri Silivri Cezaevinde tutulan Baransu hakkında, ‘Balyoz Darbe Planı davası’, ‘Egemen Harekât Planı’ başlıklı savaş planlarının gazetede yayımlandığı iddiasıyla açılan davalar devam ediyor. Bu davada Baransu’nun 35 yıldan 75 yıla kadar hapsi isteniyor. Ayrıca “Futbolda Şike” davasında yargılanıyor. Bu davada yargılanan 108 isim hakkında sekiz yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor.

Gazetecilikten başka suçu olmayan Mehmet Baransu 6 yıldır neden hapiste?

 

Okumaya devam et

Gündem

Kanal İstanbul sokağı birbirine kattı

Erdoğan’ın ‘inadına yapacağız’ dediği Kanal İstanbul’un için kendilerine mikrofon uzatılan, proje hakkında farklı düşünen iki İstanbullu tekme tokat birbirine girdi.

BOLD – Partisinin dünkü İstanbul 7. Olağan İl Kongresi’nde konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kanal İstanbul projesinin akıbetine de değindi.

Erdoğan konuşmasında projeyi nihayete erdireceklerini söyleyerek, “Engellemeye çalışıyorlar ya, şimdi tüm teknik çalışmalar tamamlandı. İnadına yapacağız buna da alışacaklar” diye konuştu.

TEKME TOKAT KAVGA

Youtube kanalı Medyali Tv Erdoğan’ın ‘inadına yapacağız’ sözlerini sokağa sordu. Kanalın mikrofon uzattığı vatandaşlardan bazıları yapılsın derken, bazıları da yapılmasın dedi. Röportaj sırasında karşıt görüşlü iki kişi konu üzerine önce tartıştı, daha sonra da küfürleşmeye başladı. Bir anda tekme tokat birbirine giren 2 kişiyi çevredekiler zorlukla ayırdı.

Erdoğan’ın ‘inadına’ dediği Kanal İstanbul’un getireceği felaketler

Okumaya devam et

Gündem

Pişkin rektör: Bütün sülale Katip Çelebi Üniversitesinde

İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde rektöründen dekanına kadar 27 kişi birbiriyle akraba çıktı. CHP’nin soru önergesinin ardından Rektör Saffet Köse, kadrolaşmanın detaylarını resmi yazıyla paylaştı.

BOLD – Üniversite kadrolarına eş, dost ataması devam ediyor. Katip Çelebi Üniversitesinde 27 kişi birbiriyle akraba olduğu rektörün TBMM’ye gönderdiği belge ile ortaya çıktı. Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre CHP Milletvekili Mahir Polat’ın TBMM’ye verdiği soru önergesine Rektör Prof. Saffet Köse şu cevabı gönderdi:

“Şube müdürlüğünden daha üst görev niteliğinde bulunan kadrolardan 16’sının şube müdürlüğü kadrolarına sınavsız olarak atamasının yapıldığı; rektör, rektör yardımcısı, dekan ve öğretim görevlileri arasından tespit edilebilen 27 kişinin birbiri arasında akrabalık bağı bulunduğu görülmüştür.”

CHP Milletvekili Mahir Polat “Binlerce vatandaşımız sınavlarda alın teri dökerken bu kadrolara birileri sınavsız geliyor. Kul hakkından bahsedenler, eş dost atamaları için kul hakkı yiyor” dedi.

EŞİNİ ATAMIŞTI

Denizli’de 15 Temmuz’dan sonra vekaleten Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan, ardından 19 Nisan’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından asaleten rektörlük ataması yapılan Prof. Dr. Hüseyin Bağ, Bereketli İmam Hatip Ortaokulu’nda öğretmen olarak görev yapan eşi Derya Bağ’ı, Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü’ne enstitü sekreteri olarak atamıştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0