Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“Tasarruf” Saray’a uğramıyor

Yüzde 233 artış yapılan saray bütçesi 845 milyon liradan, 2 milyar 818 milyon liraya yükseltildi.

Tasarruf bütçesi ismi verilen Bütçe Görüşmeleri başladı. Bütün kurumların bütçelerinden kesinti yapıldı. Saray’da ve Erdoğan’ın maaşında ise astronomik artış var.

2019 yılı bütçe görüşmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde başladı. Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle hükümetin “tasarruf bütçesi” olarak nitelediği 2019 bütçe teklifinde, saray bütçesine rekor artış yapıldı. Yüzde 233 artış yapılan saray bütçesi 845 milyon liradan, 2 milyar 818 milyon liraya yükseltildi. Artışa muhalefet sert tepki gösterdi. Ayrıca Cumhurbaşkanı maaşının 59 bin liradan 79 bin liraya yükselmesi de eleştiri konusu oldu.

GÖRÜŞMELER 12 GÜN SÜRECEK

12 gün sürecek olan görüşmelere tüzük gereği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan katılamıyor. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise milletvekili olmadığı için görüşmeleri locadan izledi. Bütçe sunuşunu ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yaptı.

ERDOĞAN’IN MAAŞI 79 BİN LİRAYA YÜKSELİYOR

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bütçenin sivil darbe döneminde hazırlandığını ve dar gelirliye ilaç olmayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, bütçenin onaylanmasıyla Cumhurbaşkanı maaşının 59 bin liradan 79 bin liraya çıkacağını belirterek, “Yetmiyor para, çift dikiş gidiyor. Nedir bu para aşkı” dedi.

YAZLIK, KIŞLIK SARAYLARDA TASARRUF YOK

Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Vatandaşa diyorlar ki: ‘Tasarruf edin.’ Ya, tasarruf baştan yapılır. Sen tasarruf yapacaksın ki vatandaş örnek alsın seni. Hangi tasarruf? Vatandaşın cebinde para var da tasarruf mu yapacak? Ya, vatandaş ay başını nasıl getireceğim diye düşünüyor, tasarruf yapacağı bir para yok ki zaten, hangi parayla tasarruf yapacak? Dolayısıyla yazlık sarayda oturanlar, kışlık sarayda oturanlar, uçan saraylarda oturanlar, asla ve asla tasarrufa yanaşmazlar, onlar israfı severler. İsraf haramdır bizim inancımıza göre ama onlar israftan asla vazgeçmezler.”

ÜLKE ERDOĞAN’IN MASRAFLARINA YETEMİYOR

CHP Kahramanmaraş milletvekili Ali Öztunç da sarayın bütçesini eleştirerek, “Bakın, 845 milyon lira olan Cumhurbaşkanlığı bütçesi yüzde 233 artırılarak 2 milyar 819 milyon liraya çıkarıldı. On altı yıl önce dünyada kendi kendine yetebilen bir Türkiye Cumhuriyeti vardı, bugün Erdoğan’ın masraflarına yetemeyen bir ülkedeyiz neredeyse. Erdoğan’ın masrafları o kadar yüksek ki, sarayın masrafları o kadar yüksek ki krizin sebeplerinden biri de bu oluyor” dedi.

HALKIN DEĞİL SARAYIN BÜTÇESİ

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, şunları söyledi: “Bugün burada halkın değil sarayın bütçesi görüşülüyor. Ülke tablosu sarayın ışıklı pencerelerinden tozpembe görünebilir ama halkın yaşadığı tablo içler acısıdır. Bir yanda yoksulluk, işsizlik ile açlık ve sefalet, diğer yanda ise devletin tüm gücü ve imkânlarını har vurup harman savuran bir yönetim anlayışı var.”

DİYANETİN BÜTÇESİ TEPKİ ÇEKTİ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2019 bütçesinin yüzde 34,36 artırılarak 7,7 milyar liradan 10,5 milyar liraya çıkarılması da tepki çekti. Hükümetin öngörüsüne göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2019’da kullanacağı bütçe; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2 milyar 544 milyon liralık bütçesinin 4,1 kat üzerinde olacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2 milyar 573 milyon liralık bütçesi de Diyanet bütçesinin çeyreği bile etmiyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bu yıl 31,3 milyar lira olan bütçesi de 2019’da tasarruf nedeniyle 13,6 milyar liraya düşürülecek.

Ekonomi

Dolar artıkça reform akla geliyor

Berat Albayrak’ın istifası sonrası Tayyip Erdoğan tarafından gündeme getirilen ancak bugüne kadar somut bir adım atılmayan ekonomi ve hukuk alanlarındaki reformlar doların yeniden yükselişe geçmesi sonrası yeniden hatırlandı.

BOLD – AKP Hükumeti, geçen yıl kasım ayında Türkiye’den kaçan yatırımcıyı yeniden getirme, AB’nin Türkiye’ye yapacağı yaptırımı önleme ve yeni ABD yönetimine olumlu mesaj vermek için yargı ve ekonomide reform paketi yapacağını açıkladı. Hükumetin ortağı MHP’nin tepkisi nedeniyle bugüne kadar ertelenen reform, sürecin daralması ve doların yükselişe geçmesi sonrası yeniden gündeme geldi.

DAMAT GİTTİ, DOLAR GERİLEDİ

Geçen yıl kasım ayında 8.55 liraya kadar yükselen dolar, Hazine ve Maliye Bakanı damat Berat Albayrak’ın istifası sonrası hızla gerilemeye başladı. Atılan adımlar ve verilen reform sözleri ile 6.83 seviyelerine kadar gerileyen dolar, verilen sözlerin yerine getirilmemesi ve damada yeniden görev verilebileceği haberleri sonrası yeniden yükselişe geçti.

ERDOĞAN REFORM SÖZÜ VERİP SEFERBERLİK BAŞLATTI

13 Kasım’da ekonomide yeni dönem mesajlarına devam eden ve reform paketi ile ilgili açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni reform paketleriyle ilgili hazırlıkların süratle devam ettiğini belirtti. Erdoğan, enflasyonda tek haneli hedefe yine vurgu yaptı. Erdoğan “Ülkemizde ekonomide ve hukukta yeni bir reform dönemi başlatıyoruz. Yabancı yatırımcıları ülkemizde süratle yatırım yapmaya çağırıyorum. Yeni bir istikrar, büyüme ve istihdam odaklı seferberlik başlatıyoruz” dedi.

REFORMLARI HIZLANDIRMA SÖZÜ VERDİ

25 Kasım’da yaptığı konuşmada ekonomide yeni yatırım, üretim, istihdam seferberliği başlattıklarını yineleyen Erdoğan, “Bütçe görüşmelerinin ardından kapsamlı reformları hayata geçireceğiz. Hukuk reformlarını da hızlandırıyoruz. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle ilgili 3 paket Meclisimizde kabul edildi. Diğer reformları da paketler halinde Meclis’e taşıyacağız. İnsan Hakları Eylem Planı’na ekonomide güven iklimini artıracak şekilde genişleterek son halini vereceğiz” dedi.

AYLARCA “SON DÜZENLEMELER” YAPILDI

31 Aralık günü yeni yılla ilgili yaptığı açıklamada reformlarla ilgili son düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Erdoğan, “Ekonomiyi güçlendirecek, demokrasi, hak ve özgürlüklerin çıtasını yükseltecek reform hazırlıkları içinde bulunduklarına vurgu yapan Erdoğan, yeni yılla beraber son düzenlemelerini yaptıkları kapsamlı reform programlarını milletin takdirine sunacaklarını açıkladı” dedi.

BAHÇELİ AÇIKLAMALARI İLE ENGEL OLDU

AKP’nin kısa sürede bitirip kamuoyuna açıklamayı planladığı reform paketi Cumhur İttifakı üyesi MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin reformu hedef alan açıklamaları sonrası ertelendi. Reform paketi açıklamaları sonrası önce MHP’ye yakınlığı ile bilinen mafya lideri Alaeddin Çakıcı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden AKP’yi tehdit etti. Bahçeli ise reformu baltalamaya yönelik HDP’nin kapatılması gerektiğini birkaç kez yineledi. Bahçeli, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına yönelik kararlarını sürekli hedef aldı.

REFORM PAKETİ NİHAYET AÇIKLANIYOR

AKP’nin hukukta reformun çatısını oluşturacağı öne sürülen İnsan Hakları Eylem Planı ise 2 Mart Salı günü AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Saray’da düzenlenecek törende kamuoyuna tanıtılacak. Erdoğan konuyla ilgili dün AKP grubunda yaptığı konuşmada, “Önümüzdeki Salı günü uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve tüm kesimlerin beklentileri doğrultusunda hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planını milletimizle paylaşacağız. Bir sonraki haftada Ekonomik Reform Paketimizi kamuoyuna açıklayarak ülkemizi istikrar ve güven temelinde büyütme kararlılığımız bir kez daha ortaya koyacağız” dedi.

KONUŞMASINDA BAHÇELİ’Yİ HEDEF ALDI

AKP’li Erdoğan dünkü grup konuşmasında ayrıca reform paketini önlemek için sürekli hamle üstüne hamle yapan Cumhur İttifakı üyesi MHP’yi kızdıracak ifadelere yer vermesi dikkat çekti. Erdoğan, konuşmasında “Yola çıkarken yanımızda kimler vardı. Bir de şimdi bakın maalesef kimler var” ifadelerini kullandı.

2021 REFORM YILI OLACAK

Erdoğan’ın dünkü açıklamalarının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan bugün sosyal medya hesabından Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen ‘reform’ çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Elvan, yaptığı açıklamada ekonomide reform çalışmalarının sonuna geldiklerini duyurarak, “Detayları Cumhurbaşkanımız mart ayının ikinci haftası kamuoyuyla paylaşacak. 2021 reform yılı olacak” ifadelerini kullandı.

Cihadistlere silah satan Heysem Topalca kimliği değiştirilerek Konya’ya yerleştirildi

Okumaya devam et

Ekonomi

Holding patronu ödemiyor, yoksulun belini büküyor: Kim vergisini bilmek ister!

Saadet Partisi ‘Soruları zor cevapları mantıksız’ olarak tanımladığı bilgi yarışması formatındaki yeni reklam videosuyla Türkiye’deki çarpık vergi sistemini eleştirdi. SP’nin reklamı, holding patronlarının ödemediği orta gelirli ve yoksulun belini büken vergi konusunu tekrar gündeme getirdi.

BOLD – Saadet Partisi, ‘Vergi Haftası’ dolayısıyla yüksek ve adil olmayan vergilere dikkat çeken bir video paylaştı. Bilgi yarışması formatında hazırlanan reklamda, Türkiye’de vergilerin giderek çeşitlenmesine, adil olarak alınmamasına ve artık vatandaş tarafından ödenmesinin ve bilinmesinin güç bir hale geldiğine dikkat çekildi.

Videoda ayrıca pırlanta, elmas gibi değerli mücevherat yenine mutfak tüpüne özel tüketim vergisi uygulandığı, bebek bezinden smokin, tekne ve lük çantadan daha fazla KDV alındığı da hatırlatıldı.

Saadet Partisinin videosu, Türkiye’deki vergi adaletsizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Holding patronlarının vergi borçlarının silindiği Türkiye’de vergiler orta gelirli ve yoksul yurttaşların belini büküyor.

ÇARPIK SİSTEM

Türkiye’deki çarpık vergi sitemini yıllardır anlattıklarını söyleyen ekonomist Prof. Dr. Osman Aydoğuş Cumhuriyet’e verdiği röportajda: “Çarpıklıktan anlatmak istediğim şu; verginin gücü olanlardan alınması gerekiyor. Fakat Türkiye’de vergilerin 3/2’si harcamalar üzerinden alınıyor. Yani vergilerin neredeyse yüzde 70’i dolaylı vergiler. Bu son kriz Türkiye ekonomisini iyice zora soktu. Türkiye zaten 3 senedir bir kriz içinde bu son olaylar ile ekonomik, sosyolojik ve siyasi bir buhrana doğru gidiyoruz. Bu kriz çarpık vergi sistemini daha da çarpıklaştırmıştır” dedi.

SERVETTEN VERGİ ALINMIYOR

Zenginden vergi alınmadığını vurgulayan Aydoğuş: “Türkiye’de ezelden beri gelirden, servetten vergi alınmıyor ya da çok az vergi alınıyor. Dolaylı vergilere yükleniliyor yani yurttaşın ekmek alırken, tuz alırken, arabasına benzin alırken, telefonla görüşürken ya da içki içerken ödediği vergiler ağırlık şekilde alınıyor” diye konuştu.

ÖTV VE KDV’YE YÜKLENİLİYOR

Kurumlar vergisi payının çok düşük olduğunu belirten Aydoğuş: “ÖTV ve KDV’ ye yüklenilmiş bir vaziyet söz konusu. Gelir vergisinin çok büyük bir kısmı ise ücret/maaş üzerinden alınıyor. Yani gelir vergisi bordro mahkûmlarından alınıyor. Bu anlattıklarımız yeni şeyler değil ama gittikçe daha sertleşen, daha da çarpıklaşan yurttaşlara nefes aldırmayan bir hale dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

AKP’NİN İMTİYAZLI ŞİRKETLERİNDEN ALINMIYOR

AKP Hükumetinin, Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş, imtiyazlı şirketler oluşturduğunu söyleyen Aydoğuş: “Bu şirketlere olabildiğince para aktarılıyor, ihaleler veriliyor, her türlü vergi muafiyeti sağlanıyor. Ayrıca bol bol kaynak aktarılıyor” dedi.

VERGİ BASKISI TOPLUMUN PSİKOLOJİSİNİ BOZAR

Ekonomi yazarı Veysel Ulusoy ise yüksek verginin toplum psikolojisine etkisine değindi. Vergi baskısının toplumun psikolojisini bozduğuna değinen Ulusoy: “Bütçe açığının fazlalaştığı, cari açığı arttığı, parasal dengelerin bozulduğu ve özellikle de büyümenin yavaşladığı dönemlerde, özellikle de devletin üretim gücünün olmadığı toplumlarda, vergi tazyiki ve vergi baskısı daha artar. Dikkat etmek gerekir” şeklinde konuştu.

ASGARİ ÜCRETLİ TÜM VERGİLERDEN MUAF OLMALI

Asgari ücretlinin tüm vergilerden muaf tutulması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Aziz Çelik: “Hükümetin yüzde 15’lik ilk vergi dilimini düşük düşük tutması nedeniyle çalışanlar mayıs veya haziran ayından itibaren yüzde 20’lik 2. vergi dilimine girerek ve daha fazla vergi ödüyor. Net ücretler düşüyor. Ücret artışlarının önemli bir bölümü vergi artışı ile geri alınıyor” tespitinde bulundu.

Aşıda belgeli vurgun ! Bedavaya getirdikleri aşıyı devlete milyonlarca dolara sattılar

Okumaya devam et

Ekonomi

Tayyip Erdoğan SGK’yı batırdı!

2003 – 2020 yılları arasında toplam 493 milyar TL görev zararı olan SGK, bu yıl oluşması beklenen görev zararını azaltmak için taşınmazlarını satışa çıkardı. Daha önce 14 farklı şehirdeki toplam 36 taşınmaz için satış ilanı açan SGK, şimdi de Tokat’taki 79 taşınmazını satış listesine koydu. 

BOLD – Görev zararı giderek artan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), açığı azaltmak için elindeki taşınmazları satmaya devam ediyor. Daha önce birçok taşınmazını satan SGK, şimdi de 79 taşınmazını satmak için ilan verdi.

SGK TAŞINMAZLARINI SATIYOR

Ekonomik kriz giderek derinleşiyor. Tayyip Erdoğan iktidarı ise gereken parayı bulmakta zorlanıyor. Milyonlarca emeklinin maaşını ödeyen SGK’nın görev zararı ise giderek büyüyor. ANKA’nın haberine göre SGK, genel bütçeye olan yükünü azaltmak için taşınmazlarını satmaya başladı. Bu yıl 82 milyar lira açık vermesi beklenen SGK değerli taşınmazlarını satışa çıkardı. Daha önce de 14 farklı kentteki 36 taşınmazını satışa çıkaran idare, şimdi de Tokat’taki 79 taşınmazı için satış ilanı verdi. Büro ve dükkanlardan oluşan 79 taşınmaz, 1-5 Mart tarihleri arasında açık arttırma usulü ile satacak.

SGK, TÜRKİYE’NİN SIRTINDAKİ EN BÜYÜK KAMBUR

Türkiye bütçesindeki en büyük kambur olan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bütçe transferi her geçen yıl artıyor. 2008 yılında 35 milyar lira transfer edilen SGK’ya 2009’da 52.5 milyar, 2010 yılında 55.2 milyar, 2011 yılında 52.7 milyar, 2012 yılında 59.7 milyar, 2013 yılında 71.2 milyar, 2014 yılında 77.3 milyar, 2015 yılında 75 milyar lira, 2016’da 108 milyar lira, 2017’de 128 milyar lira, 2018’de 150 milyar lira, 2019 yılında 185,4 milyar lira, 2020 yılında ise 238.6 milyar lira transfer edildi. Bu yıl ise bütçeden SGK’ya 259 milyar lira transfer yapılması hedefleniyor.

SGK’NIN BÜTÇEDEN ALDIĞI PAY BÜYÜYOR

Merkezi yönetim bütçesi bu yıl için yaklaşık 1 trilyon 346 milyar TL olarak hesaplandı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2021 yılındaki giderleri ise 604 milyar lira olarak belirlendi. 345 milyar lira gelir bekleyen SGK’ya açığını kapatması için bütçeden yapılacak toplam transferler 259 milyar TL’ye ulaşacak. Bu rakam yaklaşık bütçenin 5’te birine denk gelirken, bu oran 2008’de bütçenin 7’de biri kadardı.

MİLYONLARCA KİŞİ EMEKLİ OLMAK İÇİN BEKLİYOR

1990’lı yıllarda 38 yaşında, 5 bin gün prim ödeyen çalışanlar emekli olurken, AKP tarafından emeklilik yaşının yükseltilmesi nedeniyle bugün prim gününü dolduranlar 65 yaşına girmeyi bekliyor. Bu durum milyonlarca ’emeklilikte yaşa takılan’ın oluşmasına neden oldu. EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği verilerine göre emeklilikte yaşa takılanların sayısı 6 milyon kişiye yaklaştı. Bu sayının emekli olmaları durumunda SGK’nın üzerindeki yük yıllık 100 milyar lira artacak.

Soylu’nun ahlaksızlıkla suçladığı Üstün Ergüder kimdir

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0