Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya artık imam ithal etmek istemiyor

Almanya’da her hükümet döneminde bir kez yapılan İslam Konferansı’nın 27-28 Kasım’da 240 kişiyle gerçekleştirildi. Konferans Türk Medyası’nda Hizmet Hareketi’nin DİTİB’in yerini aldığı haberleriyle duyuruldu.

Hatta Almanya’daki İslam Konferansı’nı Hizmet Hareketi tarafından organize edildiği de iddia edildi.

Almanya Diyalog Platformu Genel Sekreteri Kadir Boyacı, Konferansın Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından organize edildiğini, bunun dışındaki tüm kişi ve kuruluşların katılımcı olduğunu söyledi.

Bu konferansta ana tartışma konusunun “Cami İmamı Yetiştirme Projesi” olduğunu belirten Boyacı, Almanya’nın artık imam ithal etmek istemediğini, kendi ülkesindeki imamların kendi ülkesindeki ilahiyat fakültelerinden mezun insanlardan oluşmasını istediğini söyledi.

Boyacı Türk medyasında Hizmet Hareketi’nin DİTİB’in yerini almaya çalıştığı şeklindeki haberlere ve konferansı da Hizmet’in organize ettiği haberlerine cevap verdi.

Bold Medya’nın youtube yayınına konuk olan Boyacı şöyle konuştu:

“Hizmet Hareketi bu konferansı düzenleyenlerden birisi değildi. Bu konferans doğrudan Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından düzenleniyor. Hizmet Hareketi resmi temsilci olarak yoktu. Ancak DİTİB temsilcileri vardılar. Toplantıda 260 kişi vardı ve bu kez Almanya her kesimden insanları davet etti.

DİTİB imamlarının Hizmet Hareketi’yle yaşanan ispiyonlama meselesiyle ilgili büyük bir tartışma olmuştu. Almanya geldiği noktada, buradaki camilere atanacak imamların Almanya’da yetiştirilmesi konusu tartışılıyor.

DİTİB elindeki bu kozu kaydediyor ve buna Hizmet Hareketi üzerinden tepki gösteriyor. Sadece Türkiye değil başka ülkelerden de imam ithal ediliyor ve Almanya diyor ki, ‘Burası Almanya ve imamlarımızı burada yetiştirelim’..”

“DİTİB’İN ALTERNATİFİ DEĞİLİZ”

Boyacı “DİTİB’in yerini almak istedikleri” şeklindeki iddialara ise şöyle cevap verdi:

“Berlin’deki Üç Dinin Merkezi (House of one) diye bir proje var. Bu proje direk Hizmet Hareketi’yle alakalı değil. Berlin’deki Diyalog Derneğimizin partner olduğu bir proje. Müslüman partner derneğimiz. Yahudiler ve Hristiyanlar da partner. Proje; insanlara birarada yaşanabildiğini, farklı din adamlarının birarada bulunabileceği bir ortamı gösterecek. Her dinin kendi alanı var ama ortak buluşabilecekleri bir bahçe var. Buradaki Müslüman partner, Berlin’deki Diyalog Merkezimiz.”

DİTİP’in yerini alacak bir Hizmet Hareketi diye bir durum yok. Hizmet burada diyalog ve kendi çalışmalarıyla devam edecektir, DİTİB’in alternatifi değildir.

KONFERANSIN GEÇMİŞİ

İlk ASAM konferansı 2006 yılında yapıldı. Konferans her hükümet döneminde bir kez yapılıyor.

Dünya

ABD’li en üst düzey istihbarat yetkilisi: Çin özgürlüğe karşı en büyük tehdit

ABD’nin en üst düzey istihbarat yetkilisi Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe, Çin’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana demokrasi ve özgürlüğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BOLD – Wall Street Journal gazetesinde bir makale kaleme alan Ratcliffe, Çin’in ABD’nin sırlarını çalarak ve piyasada ABD’li şirketlerin yerini alarak büyüdüğünü belirtti.

RUSYA VE TERÖRLE MÜCADELENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Ratcliffe ayrıca Pekin’in ABD ile bir sürtüşmeye hazırlandığını ve ekonomik, askeri ve teknolojik açılardan dünyaya hükmetmeye niyetli olduğunu belirtti.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve FBI Başkanı Christopher Wray de benzer açıklamalar yapmıştı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ratfcliffe Çin’in ABD istihbarat faaliyetlerinin başlıca odağı olma özelliğini Rusya ve terörle mücadeleden aldığını belirtti.

FİKRİ MÜLKİYET HIRSIZLIĞI

Ratcliffe Çin’in “çal, taklit et ve yerini al” diye tanımladığı bir tür ekonomik casusluğa giriştiğini söyledi ve Çinli bir rüzgar türbini şirketinin ABD’de, Amerikalı bir rakibinden çalmaktan suçlu bulunmasını ve daha sonra bu ürünü dünya çapında satarken, Amerikalı şirketin müşteri kaybedip, işçi çıkartmasını örnek gösterdi.

Ratfcliffe her yıl 500 milyar dolar tutarında fikri mülkiyetin çalındığını savundu.

Son dönemde FBI sık sık araştırmaları çaldıkları gerekçesiyle, Çin vatandaşlarını tutukluyor. Çin’in ayrıca, Harvard Üniversitesi Kimya Fakültesi’nin dekanına ayda 50 bin dolar ödediği ortaya çıkartılmış ve tutuklanmıştı.

Ratcliffe ayrıca, Çinli istihbarat servislerini Huawei gibi teknoloji şirketleri aracılığıyla teknolojik zayıflıklar oluşturmaya çalışmakla suçladı ve Çin teknolojisi kullanan müttefik ülkelerle Amerikan istihbaratının paylaşılmayacağını belirtti.

Ratcliffe ABD’nin elde ettiği istihbarata göre Çin’in “biyolojik olarak artırılmış kabiliyetlere sahip” askerler geliştirmek için askerleri üzerinde testler yaptığını da söyledi.

SİYASİ NÜFUZ EDİNME ÇABALARI

ABD’li yetkili, Çin’in büyük şirketlerdeki sendikaları, yerel politikacılara Çin’e karşı daha yumuşak bir tutum takınma, aksi takdirde sendika üyelerinin oylarını kaybedeceklerini söylemeye teşvik ederek, ABD Kongresi üyeleri ve danışmanları üzerinde “büyük bir nüfuz kampanyası yürüttüğünü” de ifade etti.

Ratcliffe, Çin’in Kongre üyelerini Rusya’ya kıyasla altı, İran’a kıyasla da 12 kez daha sıklıkla hedef aldığını vurguladı.

PEKİN İDDİALARI REDDETTİ

Pekin yönetimi ise Ratcliffe’ın iddialarını reddetti. Dışişleri Bakanı Hua Çunying, Ratcliffe’ın yazısını “yanlış bilgi, siyasi virüs ve yalan yayma girişimi” diye nitelendirerek, “Çin’i karalamak ve Çin tehdidini abartmak üzere tekrarlanan yalan ve dedikodular dışında yeni bir şey söylemiyor. ABD yönetiminin ilgili kurumlarının bir süredir ürettiği yalan manzumelerinden biri” olarak yorumladı.

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

Okumaya devam et

Dünya

Pfizer 2020 aşı üretim hedefini 100 milyondan 50 milyona düşürdü

Almanya merkezli BioNTech ile koronavirüse karşı aşı geliştiren Amerikan ilaç devi Pfizer, 2020 aşı üretim hedefini 100 milyon dozdan 50 milyon doza düşürdü. 2021 için 1 milyar dozdan fazla aşının dağıtılması hedefinde ise değişiklik yapılmadı.

BOLD – Şirket sözcüsü yaptığı açıklamasında aşıların üretimi için gereken büyük ölçekli hammaddenin temin edilmesi süreci olmak üzere birçok etmenin üretimin yavaşlamasında etkili olduğunu belirtti.

Buna karşın sözcü şirketin üretim ölçeğinin artması sürecini tamamladığını ve şirketin hızlı bir tempoyla üretim yaptığını belirtti.

Pfizer’in Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’le birlikte geliştirdiği aşı iki dozdan oluşuyor. Virüse karşı koruma sağlaması için aşılanacak kişiye belirli aralıklarla iki doz aşının verilmesi gerekiyor.

“Taşıyıcı RNA” isimli yeni bir teknolojiye dayandığı belirtilen aşının İngiltere’de kullanımı bu hafta onaylanmış, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) acil onay başvurusu yapılmıştı.

44 bin deneğin katıldığı klinik testlerde aşının Kovid-19 semptomlarını önlemede yüzde 95 başarı sağladığı ortaya çıkmıştı. Aşı 65 yaş üstündekilerde ise yüzde 94 koruma sağlıyor.

Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Dünya

İsrail’den vatandaşlarına Türkiye ve Azerbaycan’ın da olduğu ülkelere seyahat uyarası

İsrail hükumeti, İran’dan gelebilecek saldırı riskine karşı Körfez ülkelerinin yanı sıra Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’a seyahat edilmemesi uyarısında bulundu.

BOLD – İran’da nükleer programın mimarı sayılan fizikçi Muhsin Fahrizade’nin öldürülmesi, Tel Aviv-Tahran hattında yeni gerilime yol açtı. İran, Fahrizade’nin suikastının arkasında İsrail olduğunu savunuyor.

Olayla ilgili yorum yapmayan İsrail, Tahran’dan gelen tehditleri gerekçe göstererek ülkelere seyahat uyarılarını güncelledi.

Ulusal Güvenlik Konseyinden yapılan açıklamada “İranlı yetkililerin tehditleri ile İran’ın farklı ülkelerde düzenlediği terör saldırıları ışığında, İran’ın İsrail hedeflerine bu yolla saldırı düzenleme endişesi doğmuştur” denildi.

Seyahat uyarısında Afrika ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de dahil edildi.

İsrail ve Ermenistan 2020’de en çok silahlanan ülkeler oldu

Okumaya devam et

Popular