Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Gülen Cemaati’ne saldırılar Alman dizisine konu oldu

Alman ARD televizyonunda yaklaşık 1700 bölümdür yayınlanan Lindenstraße Dizisinde, Erdoğanist’lerin Paul isimli bir çocuğun babasının dükkanını, “Paul’un Gülenist” olduğu iddiasıyla basmalarına yer verildi.

Dizideki temel karakterlerden Türk kökenli Murat ve Alman Lisa evli ve iki çocuklu bir aile. Kızlarının ismi Deniz, oğullarının ismi ise Paul.

Paul ortaokul öğrencisi ve okul gazetesi’nde politik yazılar kaleme almaktadır. Bu yazılardan bazıları Erdoğan’la ilgilidir. Paul’un yazıları oldukça ilgi görür ve başka gazetelerden alıntılanmaya başlar. Paul’un Alman annesi sevinç içinde bunu oğluyla paylaşır. Ancak baba Murat kaygılıdır.

Babanın endişeleri haklı çıkar ve oğlu okulda Erdoğanist Türk öğrencilerin saldırısına uğrayıp yaralanır. Ardından babasının işyeri bir grup Erdoğanist tarafından basılır.

Baskını yapan üç kişi, Paul’un Gülenist olduğunu iddia ederler. Mafya görünümlü bu üç kişi “Sen o Gülenist’in babası mısın” diye sorduktan sonra küfürler eşliğinde babayı tehdit ederler. “Sana ne istemediğimizi söyleyelim. Başkanımızın eleştirilmesini istemiyoruz” dedikten sonra Murat’a fiziki müdahalede bulunduktan sonra ayrılırlar.

Sonraki bölümlerde ise Paul’un babasının işyeri saldırıya uğrar.

Medya

Gazeteci Cengiz Çandar yakalama kararına isyan etti

Cengiz Çandar, IŞİD saldırısında ölen Ayşe Deniz Karacagil için sosyal medyada yazdıkları nedeniyle ifadeye çağrıldı. Ancak savcılığa gitmeyen Çandar hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Çandar, kendisine ulaşılamadığı için çıkarılan yakalama kararına tepki gösterdi.

BOLD – Gazeteci Cengiz Çandar hakkında 2017 yılında yaptığı bir sosyal medya paylaşımı yüzünden yakalama kararı çıkarıldı.

Çandar, Gezi eylemleri sırasında “Kırmızı fularlı kız” olarak tanınan ve Rojava’da IŞİD saldırısında hayatını kaybeden Ayşe Deniz Karacagil için, “Kırmızı Fularlı Kız, Gezi’nin içimizi ısıtan en güzel gülüşlü meleği. Rakka önünde toprağa düşüp yıldızlara yükselerek içimizi yine yaktı” ifadelerini kullanmıştı.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

30 Mayıs 2017’deki bu paylaşımı yüzünden Çandar hakkında dava açıldı. Karacagil’in ölümüne ilişkin üzüntüsünü dile getiren Çandar’a ‘suçu ve suçluyu övmek’ gerekçesiyle açılan davanın ilk duruşması dün İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

İsveç’te bulunan Çandar’ın duruşması, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) tarafından takip edildi. MLSA, dava sonrası yaptığı bilgilendirmede mahkemenin Çandar’ın savunmasının İsveç’ten istinabe yoluyla alınması için talimat yazısı yazılmasına hükmettiğini ve Çandar hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasına da karar verildiğini belirtti.

Yakalama kararına Çandar tepki gösterdi. Çandar, “Bursa’da bir arazi davası ile ilgili olarak bana tebligat iletilebilir iken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın beni bulamamış olması inandırıcı olmaktan çok uzak” dedi.

SON DERECE YAKIŞIKSIZ

Rudaw’a açıklamalarda bulunan Çandar: “İstanbul’da görülmeye başlanan bir dava ile ilgili olarak savunmamın alınması için hakkımda yakalama kararı çıkartılmasını ülkemde adalet mekanizmasının içine düşürüldüğü durumu ortaya koyan bir yeni olumsuz örnek olarak görüyorum. Üzüntü duydum” ifadelerini kullandı.

5 yıldır nerde olduğunun belli olduğunu belirten Çandar: ” İsveç’te Stockholm Üniversitesi’nde ‘Saygın Araştırmacı’ sıfatıyla ve ülkenin en önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde Kıdemli Orta Doğu Uzmanı olarak bulunduğum yer aldığım konferanslar ve yaptığım çok sayıda yayın ile biliniyor. Adresim Türkiye’nin Stockholm Başkonsolosluğu’nda kayıtlı” dedi.

40 yıllık gazeteci olduğunun altını çizen Çandar hakkında yakalama kararının son derece yakışıksız olduğuna vurgu yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin’in Uygur zulmüne ‘soykırım’ dedi

Okumaya devam et

Medya

Akit çalışanı Murat Alan’dan sağlıkçı ve askere çirkin benzetme: ‘Rüşvetimi ver susayım’ mantığı

Akit TV’de Sabri Balaman’ın sunduğu Ters Kutuplar adlı programa katılan Yeni Akit’in Haber Müdürü Murat Alan, sağlıkçı ve askerlerin tepkisini çeken ifadeler kullandı.

BOLD – Türkiye’de koronavirüs pandemisinin başladığı günden bu yana sağlıkçıların özlük hakları tartışma konusu. İzin ve tayin haklarının yanı sıra emeklilik ve istifa hakları bile askıya alınan sağlıkçılar hükumet tarafından verilen sözlerin tutulmamasından şikayetçi.

Öte yandan, Yeni Akit Haber Müdürü Murat Alan katıldığı bir programda sağlıkçılara yönelik tepki çeken ifadeler kullandı. Altı bin liradan aşağı maaş alan hemşire olmadığını söyleyen Murat Alan, sağlıkçıların sürekli ‘özlük hakları’ meselesini gündeme taşımasından şikayet etti.

KANALI DEĞİTİRSİNLER

Yaşanılan kriz sırasında özlük hakları gibi konuların gündeme gelmemesi gerektiğini söyleyen Alan: “Afrin’e ordumuz gideceği zaman subaylarımızın ‘bizim özlük haklarımızı verin’ demesi gibi. Yahu biz bunu mu konuşuyoruz? TSK’nın oraya nasıl gireceğini mi konuşacağız, yoksa sizin özlük hakları konusunu mu? Bu ne biliyor musunuz? ‘Rüşvetimi ver susayım’ mantığı gibi bir şey” ifadelerini kullandı.

Alan, sözlerini tepkiyle karşılan izleyiciler için de “kanalı değiştirsinler o zaman” dedi.

ALAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Alan’a sosyal medyada da tepki vardı. Sağlık çalışanlarının sorunlarını gündeme taşıyan Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği yönetimi, Alan hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Dernek tarafından yapılan paylaşımda: “Sağlık Çalışanlarını rüşvet almakla itham eden ve toplumu kin ve düşmanlığa sevk edici açıklamalar yapan Yeni Akit Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır. Hiç kimse vatanseverliğimizi sorgulayamaz!” denildi.

İnsan kaçırma Freedom House gündeminde: Türkiye illegal geri getirmelerde lider

Okumaya devam et

Medya

Emekliye her gün zam müjdesi veren Takvim gazetesi kapanıyor

Her gün emekliye zam, ikramiye ve promosyon müjdesi vermesiyle ünlenen hükumete yakın Takvim gazetesi kapanıyor. 28 Şubat’ta kağıt baskısına son verecek olan gazete dijital ortamda yayın hayatına devam edecek. 

BOLD – İktidara yakın Turkuvaz Medya Grubu bünyesinde yer alan ve her gün birinci sayfadan emekliye zam haberleri yayımlamasıyla ünlenen Takvim gazetesinin de kapatılacağı iddia edildi.

SON BASKI 28 ŞUBAT’TA

Ömer Faruk Kalyoncu’nun sahibi olduğu Kalyon Holding’e bağlı Turkuvaz Medya Grubu’na ait hükumete yakın Takvim gazetesinin kapanacağı iddia edildi. Her gün ilk sayfadan emeklilere zam, ikramiye ve promosyon müjdesi veren Takvim, Medyaradar’ın haberine göre kağıt baskısına son verecek. Bunun için ise koronavirüsle mücadele kapsamında hayata geçen kısa çalışma ödeneğinin uzatıldığı 28 Şubat tarihi beklenecek. O tarihten sonra Takvim dijital olarak yayın hayatına devam edecek.

 

20 yıllık AKP iktidarının utancı: Yoksulluk intiharları!

Okumaya devam et

Popular